« Retour au blog de Dark-Elf-Aybike

Mail of the supporters to fenerbahce club

Mail of the supporters to fenerbahce club
Sayin Fenerbahçe Spor Kulübü Taraftarları ve Değerli Medya Mensuplari,
Ligin 30. haftasında Ankaraspor karşılaşmasında kaçırdığı penaltının ardından futbolcumuz Mateja Kezman aleyhine basında yoğun bir yıpratma çabası olduğu gözlemlenmektedir. Mateja Kezman gibi santrafor mevkiinde oynayan pek çok önemli futbolcunun kariyerinde kaçırılan penaltılar bulunmaktadır. Mateja Kezman dünyada penaltı kaçıran ilk ve tek santrafor olmadığı gibi sonuncu da olmayacaktır. Mateja Kezman takımımızın santraforudur. Bu güne kadar takımımızın elde ettiği önemli başarılara attığı ve attırdığı gollerle katkıda bulunmuş ve takımımızın bu gün bulunduğu liderlik koltuğuna ulaşması sürecinde terini akıtmış,sakatlanmış, emek sarf etmiş bir futbolcumuzdur.Ligde kazanılan puanlar takımımızın tüm bireylerinin değerli katkıları ile elde edilmiştir.Kazanılan puanlar gibi kaybedilen puanlar da tüm takım bireylerinin müşterek hatalarının bir sonucudur. Ankaraspor maçında kaybedilen puanlar son derece önemlidir ancak takımımız halen liderdir ve Ankaraspor maçı öncesinde olduğu gibi kalan tüm maçlarını kazanması halinde ligi şampiyon olarak tamamlayacaktırBugün birlik beraberlik günüdür. Tüm futbolcularımız birbiri ile dayanışma halinde ve tek vücut olarak ortak amaçları olan şampiyonluk hedefine kilitlenmiş şekilde gelecek maçlara hazırlanmaktadır. Teknik ekibimiz ve tüm yönetimimiz de onların arkasındadır ve başarıya ulaşacaklarından hiçbir şekilde tereddüt etmemektedir. Bugün, taraftarımızın da takımımıza hep destek tam destek sloganına uygun bir şekilde devam eden şampiyonluk yarışında destek olmasının zamanıdır. Takımımız liderdir ve geri kalan maçlarında tüm rakiplerini yenecek güçtedir. Fenerbahçe'ye gönül veren araftarlarımızı santraforumuz Mateja Kezman ekseninde yapılan olumsuz haberlere karşı uyanık olmaya davet ediyoruz. Bu tip haberlerin takımımızın birlik ve beraberliğine zarar vermeye yönelik haberler olduğunu hatırlatıyor ve bunların sadece rakiplerimizi mutlu edeceğinin unutulmaması gerektiğini belirtiyor ve değerli basınımızın şampiyonluğa yürüdüğümüz bu günlerde oyuncularımızı hedef alan yayınlardan kaçınmasını arzu ediyoruz,

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Açıklamasindan alınmıştır,






Kezman'ın penaltısı bile sorun olur mu? Yoksa Okay Karacan'ın geçen hafta dillendirdiği keşke 'Alex topu dışarı atsaydı' beklentisine mi cevap verdi Kezman? Çünkü öyle ısrarla istiyor ki Alex'ten atma hakkını. Hareketlerinden ve dudaklarından ne söylediğini anlamak için uzman olmaya gerek yok. 'Ben atayım' diyor kendini göstererek, 'Lütfen!' Hafif boynu bükük. Aklıma otomatikman Okay'ın geçen hafta Habertürk'te Futbol Kulübü'nde, Kayseri maçındaki penaltıyla ilgili olarak ortaya attığı bu fikir geliyor. Öyle ısrarla isteyip böyle kötü vurunca... Kezman, inançlı bir adam olarak, yoksa bir adalet mi tesis etti bu vuruşla? Geçen hafta Alex istese bile topu dışarı atamazdı. Çünkü o pozisyonu bizim gibi tekrar izlememişti. Penaltı mı değil mi bilmiyordu? Kezman ise bu kez birinci şahit. Ne olduğunu en iyi o biliyor.Biliyorum böyle değil. Okay'ın önerisinden bile daha büyük bir fantezi bu. Kezman bilerek kaçırmış değil penaltıyı.İşin rengi farklı. Fark Kezman'ın fazlasıyla duygusal ve aslında karmakarışık bir ruh halinde oluşu. Böyle bir insanla çalıştığınızı düşünün. Yıkılmış bir adam. Doğrulamıyor bir türlü. Kendisini yeniden ispatlama, İngiltere'ye 'Ben hâlâ Kezman'ım' deme fırsatını kaçırmış. 'Mutsuzum' diye haykırıyor. Derin bir depresyonda. Ve neredeyse yalvarıyor size:'Ben atayım lütfen'. Tamam at demez misiniz? Bunlar insan. Beraber yaşıyorlar. Yüz yüze bakıyorlar. 2-1 öndesiniz ve isteyen dünkü çocuk değil, 'MATEJA KEZMAN'Takımın dünya çapında en çok tanınan oyuncusu. Son 4 transferine toplam 43 milyon euro bonservis ödenmiş bir marka. Bir son vuruşçu. Hiçbir şeyi tam yapamasa da gol vuruşu dünya çapında. İyi de penaltı atıyor. Sevilla maçında attığını hatırlayın. Alex'in yaptığı ancak alkışlanır. O apatik yüzünün ardında bir duygu var demek ki! Saygım büyüdü Alex'e başka bir şey değil.Ya vermeseydi Alex o hakkı. Kendisi atsaydı. Brezilya mafyası dedikoduları daha da büyümeyecek miydi? Kardeşim koskoca bir marka, sıkıntıdaki bir arkadaşın sana yalvarıyor 'N'olur atsa' demeyecek miydik? Ama işte sorun başka. Penaltıcı tercihi değil, penaltıyı atanın vuruş tercihi. Biz bu ülkenin en duygusal oyuncusu Hakan Şükür sanırdık. Kezman büyük farkla öne geçti.Partizan'dan PSV'ye 15 milyon, PSV'den Chelsea'ye 10 milyon, Chelsea'dan Atletico'ya 10, Atletico'dan Fenerbahçe'ye 8 milyon euro bonservisle transfer olmuş, takımı Şampiyonlar Ligi'nde kendi rekorunu kırarken katkı yapamayan, milli takım için düşünülmeyen Kezman. Chelsea'ye transfer olurken 29 yaşında burada olacağını düşünmüyordu muhtemelen.O topu 'lütfen' diyerek isterken ona bir tekme atamazdı Alex.Kezman'ın böyle atacağını da tahmin edemezdi.Siz eder miydiniz peki? Kezman dağılmış ruh haliyle bir yol ararken daha büyük bir batağa saplandı sadece. İnsanca bir durum bu. Burada sadece bir insan, bir şöhretin dramı hikayesi var. Bu penaltı başka bir şey anlatmıyor.Çünkü Kezman'ın her şeyi tartışılır. Ruh hali, sıkıntıları, futbolcu olarak özellikleri, her şeyi.Ama bir son vuruşçu olarak onu tartışmak biraz cehalet oluyor.Penaltı kaçırmayan büyük oyuncu mu var?Maradona, Hagi, Baggio... Ve belki de en ünlüsü. 86'da çeyrek finalde Fransa maçında Zico...Dedik ya bu bir insan hikayesi.Ancak buruk bir gülümsemeyle hatırlanacak dramatik bir futbol anı.
Hepsi bu!
Futbol Yorumcusu Mehmet Demirkol'un Yazisindan alinmistir,






Alex'siniz... Maçta da 88. dakikaya gelinmiş ve 2-1 öndesiniz. Takımınız bir penaltı kazanmış. Özgüven kaybına uğramasının getirdiği hırçınlığı yaşayan, sorunlu bir dönem geçirdiği her halinden belli olan, üstelik bir gün önce doğum gününü kutlayan arkadaşınız yanınıza gelse ve "Lütfen, ben atayım" dese, ne yaparsınız? "Hayır, olmaz, bu takımın penaltıcısı benim" deyip tersler misiniz? Yoksa arkadaşınıza moral vermek, güven vermek, kaptanlığın getirdiği apayrı bir sorumlulukla ona bu takımın çok önemli bir parçası olduğunu hatırlatmak, bir adım öteye gidip, doğum günü hediyesi sunmak için bu teklifi okeyler misiniz? Ya da Zico'sunuz... Kezman gibi inişli-çıkışlı bir form grafiği olan, ancak sakatlığı sonrası geçirdiği ameliyatın ardından çok iyi çalışıp, yeniden kendisini bulan, üst üste attığı gollerle takımın başarısına katkı yapan bir oyuncuya sahipsiniz. Her golcüde olması gerekenden daha fazla egoist ama bir o kadar da duygusal, alıngan, kırılgan bu oyuncunuz, zaten Chelsea maçında ilk onbirde oynatılmadığı için içerlemiş. Bu maçta da yedek soyundurulunca iyice gerilmiş. Kim bilir belki de rahatlamak, kendisini bazen acımasızca eleştirenlerle hesaplaşmak, yine formasının sırtındaki "Kezman" yazısını iki eliyle göstermek ve "Ben golcüyüm" demek istiyor. Skor lehinize, kaptanınız "Peki" demiş... "Hayır" demeye kalkarsanız, hem iki önemli oyuncunuzun ortaklaşa kullandıkları inisiyatifi refüze edeceksiniz. Hem de zaten buluttan nem kapan Kezman'ı bu defa iyice bunalıma iteceksiniz. Karar vermek için sayılı saniyeleriniz var. Ne yaparsınız? Sizi bilmem ama o an Alex olsam, Alex'in yaptığını, Zico olsam, Zico'nun yaptığını yapardım. Şimdi birileri çıkıp, kendince haklı nedenlerle Zico'yu eleştiriyor. Alex'i eleştiriyor. Kezman'ı eleştiriyor. Futbol, evet, bir kurallar silsilesinin oyunu. Ve bu oyunda disiplin çok önemli. Ama tüm bunlara karşın futbol, aynı zamanda bir özgürlükler oyunu! Katı kurallar içerisine hapsedilmiş, adeta faşizan bir felsefenin esiri olmuş futbol, ne oynayanı ne de izleyeni mutlu eder. Bu oyunun aktörlerine duygu, düşünce ve eylemlerinde "önce insan" algısıyla bakılmalı. Duygularını yitirmiş bir futbolun, ruhunu da yitireceği unutulmamalı. Ve Alex'e de Zico'ya da hatta egoizmin doruklarında dolaşan Kezman'a da o kaçan penaltı nedeniyle suç yüklemek yerine, biraz olsun hoşgörüyle yaklaşılmalı. Futbolun içinden insanı çıkarırsanız, oyunun tadı kaçar, rengi solar, keyfi biter. İnsan, bir yanıyla da "hata" demektir. Ve futbol da hataların oyunu olduğu için güzeldir!
Başka Bir Futbol Yorumcusu'nun Yazisindan alinmiştir,
''Sen bu adami kazanmak istiyor musun?Taraftar olarak Deivid´i gecen sene yerin dibine batirdik. Zico arkasinda durdu‚ bu sene cok iyi oynuyor. Simdi ayni sekilde Kezman´i yerin dibine batiriyoruz. Halbuki destege ihtiyaci var.Bu adamlar (Deivid‚ Kezman‚ Lugano‚ ve digerleri) Anelka gibi "ruhsuz" adamlar degil. Sahada canlarini dislerine takan adamlar. Kezman her mac 11 km. kosuyor. Deivid´in 8 kisi kaldigimiz GS macindaki cabasini bir daha izleseniz‚ gurur duymamaniz mumkun degil.Simdi hal boyle iken "ama o direk dusa gitti. Penalti atmak istedi. bidi bidi bidi" mi diyeceksiniz‚ yoksa mac baslamadan Kezman´i tribune cagirip moral mi vereceksiniz? Taraftarin gorevi zaten takimini ateslemek. Psikolojik analiz yapmak ya da futbolcu cezalandirmak degil ki! Ama herkes TD olmus‚ herkes yonetici olmus‚ Kezman´a ne ceza verilmesi gerektigini tartisiyor. Yahu kardesim sen yonetime‚ Zico´ya isini nasil yapmasi gerektigini anlatmaktan kendi isini yapmazsan‚ bu adamlara laf soylemeye hakkin olur mu? Evet‚ Kezman´in hatalari olmustur. Ama inanin‚ isini iyi yapmak icin‚ Fenerbahce taraftarindan daha cok caba sarfediyor! 4 hafta kaldi...12 numara formunu yakalarsa‚ Kezman da yakalar‚ Alex de‚ Vederson da‚ digerleri de yakalar,
Hepinize sevgiler''
Antu.com'da yazilmis olan bir yorum'dan alinmistir (Yazan bilinmemektedir),

Bu Yazilari Huzurunuza sunduktan sonra size tek bir şey soylemek isterim:
Mateja Kezmanin Gitmesi,Fenerbahce Spor Kulubunu tarihinde yaptigi en buyuk hatalardan biri olur.Unutmayinki Kendisi Cift Santrfor sisteminin kullanan bir takimdan gelmistir,ve burada temel degisiklikleri olan bir sistemin icine tabiri caiz ise „dusmustur“. Kendisi ayrica dizinden cok onemli bir ameliyat gecirmistir ve ongorulen sureden cok once,Takimini yalniz birakmamak icin sahalara donmustur.Buna ragmen, herkes bu hareketinden dolayi onu tebrik etmek yerine sakatligini unutarak suclamistir ve moralin dusurmustur.
Ve bununda ustune,dusuncelerim dogrultusunda size birsey belirtmek isterim:
Semihe karsi olan buyuk saygima ragmen,semihin kurtarici olduguna inanmiyorum.Degerli yorumcular ve yetkililerden maclari tekrar tekrar izlemelerini rica ediyorum.Maclarin cogunlugunda,Kezman , Semih girene kadar ordan buraya,burdan oraya top,pozisyon bulmak icin kosusturuyor.75.dakikadan itibaren,defans yorulmus,cokmus ahi gitmis vahi kalmis oluyor.Zico tam o saniyede Kezmani cikartip Semihi sokuyor.Semihte bu defansi yararak topu aliyor ve herkesin gozunde muhtesem gorunen ama aslinda yorulmus olan defansin hatasindan ibaret olan bir gol atiyor.Yani,bence Kezman defansi yildirmadigi,chelsea ve ankara macinda oldugu gibi semih ilk onbirde ciktigi zamanlarda,semih berbat bir performans gosteriyor...Burdan Kezmana guzel dileklerimle tebrik etmek isterim, bu gollerin en buyuk mimari odur, ve biz taraftarlar, http://www.forumilk.com/mateja-kezman-fan-club-t5557.html sitesinin uyeleri olarak, bir annenin cocuguyla gurur duydugu kadar Matejamiz la gurur duyuyoruz. Ayrica, Semihede burdan tebrikler yolluyoruz,kendisi,boyle onemli bir futbolcunun katkilarini,asistlerini bir kez bile dile getirmedi,ona tesekkur etmedi...Gorunen koy kilavuz istemez...Karar sizin, KEZMANMI EGOIST YOKSA SEMIHMI?
Saygılarımla,13 Yaşındaki bir Fenerbahçe taraftarı
P.S: Bu mektubun Mateja Kezman Tarafindan okunmasi,13 yasindaki benim gibi bir taraftari mutlu etmek icin yapilabilecek en iyi seydir.Onu,Luganoyu ve Deividi ozellikle sevmekte olmakla beraber tum futbolcularimizi selamliyorum.Lutfen Matejam beni ve bizi birakip gitme... videomuz: http://www.youtube.com/watch?v=Aq9LQ2d4-Dc

# Posté le jeudi 17 avril 2008 10:24

« Article précédent : Матеја Кежман

Article suivant : OLMAZ OLSUN BOYLE TARAFTAR... »